Boşandığı Eşiyle Yaşadığı Tespit Edilenin Yetim Aylığı Kesilir

Babamdan aldığım emekli aylığı kesildi. Ben eski eşimle birlikte değilim. Sadece maaşa ortak olan ablamın beyanına dayalı olarak kesilmiştir. Ne yapmam lazım? Kendimi ne şekilde savunabilirim?
Boşandıktan sonra eski eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilenlerin, yetim aylığı kesilir. Ödenen yetim aylıkları da kanuni faiziyle birlikte geri alınır. Boşandığınız eşinizle birlikte yaşadığınızı tespit ettikleri gerekçesiyle yetim aylığınızı kesmişler. Ancak, sadece ablanızın beyanı üstüne aylığınızı kesmemeleri gerekir. Yasa yetim aylığının kesilmesi için; boşandığı eşle birlikte yaşandığının tespit edilmesini şart koşuyor. Sadece bir ifade ile eşinizle birlikte yaşadığınızın tespit edilmiş olmasını mahkeme doğru bulmayabilir. Çünkü, ablanızla aranızda ihtilaf olabilir ve kasıtlı olarak yalan ifade vermiş olabilir. Sorunuzda belirttiğiniz gibi bir tek ablanızın ifadesine dayanarak, aylığınızı kesmişlerse, sizde İş Mahkemesine dava açın ve mahkemeye eşinizle birlikte yaşamadığınızı, şahitlerle ve belgelerle kanıtlarsanız, aylığınızı mahkeme kararıyla tekrar bağlatabilirsiniz.

Devamını Oku!

SOSYAL GÜVENLİK ÇALIŞMALARIMIZ YENİDEN!!

Sevgili blog takipçilerim,


Bir takım nedenlerden dolayı takriben 2 yıl ara vermiş bulunduğum, Sosyal Güvenlik Mevzuatı, Evde Bakım Aylığı, 2022 Sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarıma yeniden başlayacağım... Süreklilik taşıyan, güncel konular tekrar gözden geçirilip güncellenecek olup, konuların altındaki 2012 yılından önceki yıllara ait tüm sorular silinecektir...
Bu süre zarfında blogumu ziyaret eden tüm ziyaretçilerime teşekkürü bir borç bilir, yine bu süre zarfında soru gönderen ancak soruları yanıtlanamayan tüm ziyaretçilerimden de tek tek özür dilerim... Sorularınızı yine yazıların altına yorum şeklinde veya dsirikligil@gmail adresine gönderebilirsiniz...
Daha az sorunlu, güzel günler için tekrar merhabalar...
Saygılarımla...


Dursunsir... 
Devamını Oku!

ÖZÜRLÜ AYLIĞI ALANLAR GELİR TESTİ YAPTIRMAYACAK

2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında  Yasa kapsamında özürlü aylığı alan vatandaşlarımız,  5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 60/c-3 maddesi kapsamında genel sağlık sigortalısı olduklarından, sağlık yardımı aldıklarından dolayı, ayrıca  gelir testi yaptırmasına gerek bulunmamaktadır...
Devamını Oku!

Bulgaristan Yaşam Belge’sini SGK’nın sitesinden alabilirsiniz…

Bulgaristan Emeklilik Kanunu’na göre Türkiye’den emekli aylığı almaktayım. Her yılın Ocak ve Temmuz aylarında sağ olduğumuza ilişkin “Bulgaristan Yaşam Belgesi” adı altında bizlere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından form gönderilmekteydi. 2009 Temmuz ayı için bu belgenin gönderilmeyeceğini duyduk, bizlerin bulup kuruma göndereceğimiz söylenmekte. Bulgaristan’dan aldığımız aylıklarımızın kesilmemesi için ne yapmamız gerekiyor, yardımcı olursanız seviniriz?
Haluk K./BURSA

Cevap: Sayın okurum, Sosyal Güvenlik Kurumu sizin gibi Bulgaristan’da emekli olup Türkiye’den emekli aylığı alan vatandaşlarımıza her yılın ocak ve temmuz ayına ilişkin yaşam belgesi posta ile göndermekte idi. Yaptığı bir duyuru ile posta ile belge gönderme uygulamasına son vererek SGK’nın www.sgk.gov.tr internet adresinden veya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü/Sosyal Güvenlik Merkezlerinden yaşam belgelerinin temin edileceğini duyurdu.
Buna göre, Bulgaristan aylık alanlar,
- Bulgaristan Yaşam Belgesi’ni
www.sgk.gov.tr internet adresindeki Yurtdışı / Form ve dilekçeler bölümünden veya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü/Sosyal Güvenlik Merkezlerinden temin edecekler,
- Belgenin, adı, soyadı ve adres bilgileri, SGK tarafından verilen Bİ ve BK ile başlayan tahsis numaraları ile Bulgaristan vatandaşlık (ENG) numarası düzgün ve okunaklı şekilde ilgili alanlara yazılacak,
- Yaşam belgesi, eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak daktilo ile veya kitap harfleri ile doldurulacak,
- Doldurulan belge, Sosyal Güvenlik İl/Merkez müdürlüklerine veya bağlı bulunan muhtarlığa Ocak ve Temmuz aylı içerisinde tasdik tarihi de belirtilerek tasdik ettirilecektir.
Aylık sahipleri tasdik ettirdikleri “Bulgaristan Yaşam Belgesi” ni ocak ve temmuz ayları içinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun,
Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü,
Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis Dairesi Başkanlığı
Mithatpaşa Cad. No: 7 – 06437 Sıhhiyet / Ankara
Adresine posta ile göndermeleri gerekmektedir.


Devamını Oku!

Malul Çocuk Sahibi Sigortalı Kadınlara Erken Emeklilik Fırsatı

Sosyal Güvenlik Reformu ile birlikte 1 Ekim 2008 tarihinden sonra uygulamaya giren yeniliklerden bir tanesi de, başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu olan sigortalı kadınların 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki prim ödeme gün sayılarına ödedikleri primlerin dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenecektir. Ayrıca eklenen bu süreler sigortalı kadının emeklilik yaş haddinden düşürülecektir.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 28. Maddesinin 8. Fıkrası hükmü gereğince, bir takım iş kollarında çalışan sigortalılara verilen fiili hizmet süresi zammı gibi sigortalı kadınlara da, başkasının sürekli bakımına muhtaç çocuğu olması ve bunu Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmesi halinde fazladan prim gün sayısı verilecektir.
Kimler yararlanabilir?
Sigortalı kadınlardan, isteğe bağlı sigortalı olan kadınlar dahil, başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede özürlü çocuğu olanlar yararlanabilmektedir. Başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede özürlülük, gündelik işlerini kendisi yürütemeyen, yemesi, içmesi, giyinmesi vs gibi ihtiyaçlarını başkasının yardımı olmadan yerine getirememesi halidir.
Nereye Başvurmak Gerekir?
Emeklilik veya yaşlılık aylığı talebinde bulunan ya da sigortalılıkları devam eden(çalışmakta iken) sigortalı kadınlar, bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne veya Sosyal Güvenlik Merkezlerine başvuracaklardır.
Başvuru Nasıl Yapılacak?
4(a) ve 4(b) kapsamındaki (isteğe bağlı sigortalı olanlar dahil) sigortalı kadınlar, malul çocuğunun başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğuna ilişkin tespitlerin yapılabilmesi için bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü veya Merkezinden temin edecekleri ya da Sosyal Güvenlik Kurumu’nun internet sitesinden temin edecekleri “Sevk Talep Yazısı” formunu doldurup, formun adres bilgilerinin altındaki “( ) Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğumun bulunduğunu,” seçeneğini işaretleyerek formu yine bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ya da Merkezine başvuracaklardır. Başvurularını takiben Kurum, çocuğun maluliyetinin tespiti için yetkili sağlık kuruluşu ve hastaneye sevkini gerçekleştirecektir. Sağlık kuruluşu veya hastane hazırladığı sağlık kurulu raporuyla, çocuğun başka birisinin sürekli bakıma muhtaç derecede özürlü olduğunu tarih belirtmek suretiyle tespit edecektir.
Sigortalı Kadına Getirisi
Sağlık raporunun kurumun onayıyla birlikte sigortalı kadınların 1 Ekim 2008 tarihinden sonraki prim gün sayılarına dörtte bir oranında ilave prim gün sayısı verilecektir. Örneğin, 1 yıllık prim gün sayısına 80 gün ilave edilecektir. 360 gün ödenmiş prim gün sayısı 450 gün sayılacaktır. Ayrıca ilave edilen bu süreler, sigortalı kadının emeklilik yaş haddinden düşürülecektir. Örneğin, 52 yaşında emekli olacak sigortalı kadının malul çocuğunu Sosyal Güvenlik Kurumu’na tescil ettirmesinden sonra 4 yıl sigortalılık çalışmasına verilen 1 yıllık süre, emeklilik yaşını da 51’e düşürecektir.
Son olarak, başkasının bakımına muhtaç derecede malul çocuğu olan sigortalı kadınlar için hem daha az prim ödeme hem de daha erken emekli olma şansı getiren bu düzenlemeyi şartlara uyan sigortalı kadınların kaçırmamasını öneririz. Ayrıca sevk işlemlerine ilişkin tüm masraflar kurumca karşılanacak olup sigortalı kadınlar çocuklarının maluliyet tespiti için fazladan masraf yapmayacaklardır…

Devamını Oku!

Ödenen Sigorta Primleri Hangi Şartlarda Toptan Geri Alınabilir?

Tüm çalışanlar, çalışma hayatları boyunca malullük, yaşlılık ve ölüm risklerine karşı ya da kısa vadeli olarak geçici risklere karşı önlem almak için sigorta primi öderler. Bu primler hizmet akdi ile bir işyerinde çalışanlar adına işvereni tarafından, kendi adına çalışanlar içinde kendileri tarafından her ay Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenir. Ödenen bu primler, uzun vadeli sigorta primleri, kısa vadeli sigorta primleri ve genel sağlık sigortası primleridir. Ödediğimiz veya adımıza ödenen bu primlerin bir kısmının karşılığını çalışma sürecimizde alırız. Hastalık, analık, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle çalışamadığımız her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak, sağlık kuruluşuna başvurduğumuzda tıbbi ürün ve hizmet olarak yararlanırız. Ancak ödediğimiz bazı primlerin ise şartlarını yerine getirmezsek faydasını göremeyiz. Peki, şartlarını yerine getiremediğimiz için atıl kalan ödenmiş primlerimiz ne olacak? Geri alabilir miyiz, alırsak hangilerini alırız. Bu yazımızda bu konuyu işleyeceğiz.
Ödenen bu primlerin sigortalının kendisine ve hak sahibine toptan geri ödenmesi iki durumda söz konusudur.
1- Yaşlılığa Bağlı Toptan Ödeme: Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan sigortalının veya işyerini kapatan sigortalının emekli olabilmesi için gerekli yaş şartını doldurmasına rağmen diğer şartlarını yerine getirememesi nedeniyle malullük, yaşlılık aylığı bağlanamaması durumunda, sigortalının ödediği primler yazılı istekte bulunmasıyla kendisine ödenir.
2- Ölüme Bağlı Toptan Ödeme: Sigortalının ölümü halinde, hak sahiplerine aylık bağlanamaması durumunda, hak sahiplerinin yazılı talepleriyle kanundaki hakları oranında kendilerine toptan ödeme yapılır.
Hangi primler geri verilir?
4/a (eski SSK’lı) sigortalılar için, 1 Ekim 2008 tarihinden önceki kendi adına ödenen hem işçi primi hem de işveren primi, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra ise sadece kendi ücretlerinden kesilen işçi primlerden,
4/b (eski Bağ-kur’lu) sigortalılar için, 1 Ekim 2008 öncesi ve sonrası ayrımı yapılmaksızın ödedikleri primlerden,
malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri toptan ödenir. edilir. Ayrıca sigortalıların varsa hizmet borçlanmaları (askerlik borçlanması vs), isteğe bağlı sigorta primleri toptan ödemeye dahil edilir.
Hangi primler iade edilmez?
Kısa vadeli sigorta kolları kapsamında; iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık ile genel sağlık sigortası için ödenen primler iade edilmez.
Primlerin Güncellenerek Ödenmesi
1 Ekim 2008 tarihinden önceki primler için güncelleme yapılmayıp, 1 Ekim 2008 tarihindeki toplam prim tutarına, yazılı talep tarihi ile 1 Ekim 2008 arasındaki süre kadar güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödenmekte,
1 Ekim 2008 tarihinden sonraki iadeye konu primler de, primin ait olduğu yıldan talep tarihine kadar güncelleme katsayısı ile güncellenerek ödenmektedir.
Prim iadesi için başvuru şartları:
Yaşlılığa bağlı iade için,
- Herhangi bir işyerinde çalışan sigortalılar (4/b) için işten ayrılmış olmak, 4/b sigortalılar da işyerini kapatmış olmak,
- Yaş şartını doldurmuş olmak, (eski SSK’lı ve Bağ-Kur’lu kadınlar için 58, erkekler için 60 yaş)
Şartlarını yerine getirenler, tahsis talep dilekçesi ile bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumu il müdürlüğü veya merkezine başvurmaları gerekir.
Ölüme bağlı toptan ödeme talebinde bulunan sigortalının hak sahipleri ise, tahsis talep dilekçesi ile birlikte,
Çocuklardan, 18 yaşını doldurmayanlar hariç, 25 yaşını doldurmamış durumdaki öğrenim görenler eğitim gördükleri okullardan alacakları öğrenci belgesi,
Çalışma gücünün %60’ını kaybetmiş durumda malul olanların sağlık kurulu raporu ile
Başvurularını yapmaları gerekir…


Devamını Oku!

Gelir ve Aylıklarda Hak Düşürücü Süre ve Zaman Aşımı

Sigortalıların iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kapsamında kendilerine, ölümleri halinde ise hak sahiplerine bağlanacak olan gelir ve aylıklar ile hak sahiplerine verilecek olan toptan ödeme, evlilik ödeneği, cenaze ödeneği gibi yardımların 5 yıllık süre içinde kullanılmaması durumunda zaman aşımına ve hak düşürücü süreye uğrarlar.
Zaman aşımı uygulaması, iş kazası, meslek hastalığı, vazife Malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanan gelir ve aylıklar için uygulanmakta olup, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zaman aşımına uğrar.
Hak Düşürücü Süre ise Kısa Vadeli Sigortalardan ve ölüm sigortasından kazanılan geçici iş göremezlik ödeneği, evlenme ve cenaze ödenekleri ile ölüm toptan ödemeleri, hakkın doğduğu tarihten itibaren 5 yıl içinde istenilmemesi durumunda düşer. 5 yıllık süre hak düşürücü süre olması nedeniyle, bu hakların doğduğu tarihten itibaren 5 yıl içinde istenilmemesi durumunda, hak sahibine bir daha ödenmez.
Hak düşürücü süre ve zamanaşımı uygulaması, 5510 sayılı Kanun’un 97. Maddesi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin de 127. Maddesi ile düzenlenmiştir. Şimdi sırasıyla her iki uygulamayı sırayla inceleyelim.
Zaman Aşımı Uygulaması:
- Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı, yani iş kazasının olduğu, meslek hastalığının tespit edildiği, sigortalının öldüğü tarihten itibaren 5 yıl içinde istenmeyen kısmı zaman aşımına uğrar. Zaman aşımına uğrayan sürenin tespitinde: sigortalı ve hak sahiplerinin talep tarihlerinden geriye doğru gidilerek 5 yıla kadar ki bölümü sigortalı veya hak sahibine gelir ve aylık verilir, ancak 5 yılı aşan süre zamanaşımı olarak değerlendirilip verilmez.
- Gaiplik durumunun söz konusu olduğu durumlarda, zaman aşımı süresinin başlangıç tarihinin tespitinde sigortalının gaipliğine ilişkin kararın kesinleştiği tarih dikkate alınır. Bu nedenle, hak sahiplerine bağlanacak gelir ve aylıklarla yapılacak toptan ödemeler ve genel sağlık sigortasına ilişkin alacaklarının zaman aşımı süresi bu tarihte başlar.
- Sigortalıların ve hak sahiplerinin zaman aşım süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmemelerinin haklı bir sebebe dayanması durumunda ve bu durumu ispat etmeleri durumunda, zaman aşımı süresi uygulanmayacak olup gelir ve aylıklar ödenecektir.
Hak Düşürücü Süre Uygulaması:
Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan, gelir ve aylıkların dışındaki diğer haklar, geçici iş göremezlik ödeneği, evlenme ödeneği, cenaze ödeneği, emzirme ödeneği ile ölüm toptan ödemeleri hakkın doğduğu tarihten itibaren 5 yıl içinde talep edilmez ise düşer. Bu haklara ilişkin hak düşürücü süre işlediğinden, 5 yıl içinde istenilmez ise, bir daha talep edilemez.
Mülga SSK ve Bağ-Kur Kanunları Kapsamındaki Süreler:
Gelir ve Aylıkların zaman aşımı süresi hesaplanırken, Mülga SSK ve Bağ-Kur Kanunlarına göre sigortalının iş kazası geçirdiği, meslek hastalığına tutulduğu veya öldüğü tarihten sonraki süreler dikkate alınırken, 5510 Sayılı Kanuna göre ise talep tarihinden önceki süreler dikkate alınmaktadır.
Ölüm tarihine göre bağlanmakta olan gelir ve aylıkların başlangıç tarihinin 1 Ekim 2008’den önce olursa öncelikle yürürlükten kaldırılan Sosyal Güvenlik Kanunları’na göre bakılarak, 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle 5 yıllık süre dolması halinde bu süre hak sahiplerine ödenmeyecektir. Sonra da, hak sahiplerinin talep tarihine bakılarak talep tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürenin dolmamış olması halinde 5510 Sayılı Kanun kapsamında işlem yapılacaktır…
Örneklersek:
30.12.2001 tarihinde vefat eden sigortalının, hak sahipleri 29.08.2009 aylık talebinde bulunmuş olsunlar. Ölüm aylığının başlangıcı ölüm tarihini takip eden aybaşı olan 1.1.2002 olup, öncelikle 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle durum değerlendirilecektir.
Kanunun yürürlük tarihinden, ölüm aylığının başlangıç tarihi çıkarılacaktır.
01.10.2008- 01.01.2002= 6 yıl 9 ay. Görüldüğü gibi, 5 yıllık zaman aşımını geçtiği için, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 tarihine kadar olan aylıklar ödenmeyecektir.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanun’a göre hesaplama yapılarak, talep tarihinden Kanun’un yürürlük tarihi çıkarılarak,
25.08.2009 – 01.10.2008 = 10 ay 24 gün geriye dönük hak sahibine ödeme yapılacaktır…

Diyelim ki;
Sigortalının ölüm tarihi, 17.09.2004 tarihi olsun, hak sahipleri 20.11.2008 tarihinde aylık talebinde bulunmuş olsun.
Ölüm aylığı başlangıç tarihi, ölüm tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2004’tür.
Kanunun yürürlük tarihinden, ölüm aylığının başlangıç tarihini çıkarttığımızda,
1.10.2008-1.10.2004= 4 yıl. 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolmadığından değerlendirme ona göre yapılacak olup,
Talep tarihinden, ölüm aylığı başlangıç tarihi çıkartılarak,
20.11.2008 – 01.10.2004= 4 yıl 1 ay 19 gün olduğu için zaman aşımı süresi uygulanmayıp, geriye dönük ödeme yapılacaktır…

Devamını Oku!

Aylıkların Geç Bağlanmaması İçin Yapılması Gerekenler

Sosyal Güvenlik Kurumlarının tek çatı altında toplanmasına rağmen, aylık bağlama işlemlerinin hala kısa sürede sonuçlanmaması ve emeklilik aylığı başvurusunda bulunanların mağdur olması üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
Sosyal Güvenlik Kurumu, aylık bağlama işlemlerinin kısa sürede sonuçlanması ve mağduriyetlerin giderilmesi için bir takım düzenlemeler yapıldığını ancak, aylık talebinde bulunanların,

- Birden fazla sigorta sicil numarası,
- Birden fazla ilde çalışmaları,
- Birden fazla Sosyal Güvenlik Kanunu’na (Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı) veya yeni dönemde 4/a, 4/b veya 4/c tabi çalışmaları
olması nedeniyle aylık bağlama süresini geciktirdiğini ve bu işlemlerin aylık talebinden sonra yapılmasının aylık bağlama süresini uzattığını belirtti.

Kimleri ilgilendiriyor?
Sigortalılardan, birden fazla ilde çalışması ve sicil numarası veyahut farklı Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi çalışması olup, sigortalılık süresi, prim gün sayısı ve yaş şartlarını tamamlamasına en az 1 yıl kalanları ve daha sonraki yıllarda emekli olacakları ilgilendirmektedir.
Ne yapmak gerekiyor?
Sigortalıların, birden fazla sigorta sicil numaraları ve birden fazla ilde çalışmaları varsa tekleştirmeleri, birden fazla Sosyal Güvenlik Kanunu’na tabi çalışmaları varsa bu hizmetleri birleştirmeleri için en son bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne aylık talebinden en az bir yıl önce başvurmaları gerekiyor.
Emekliliğine bir yıl kalanların, aylık taleplerinden önce yukarıdaki işlemleri yapmaları aylıklarını daha erken almalarını sağlayacaktır. Zira bu işlemler, emeklilik başvurusundan sonra yapılması durumunda aylık bağlama süresi iki aydan yedi-sekiz aya kadar çıkmaktadır.

Devamını Oku!

Kamuda Sözleşmeli Kadın Personele Doğum İzni

29 Mart 2009 tarihinde yayımlanan değişiklikle, Kamuda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 4-b kapsamında çalışmakta olan sözleşmeli kadın personele ücretli doğum izni hakkı verildi.
29 Mart 2009 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 'Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslara ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı' ile sözleşmeli sağlık personeli, sözleşmeli öğretmenler ve diğer sözleşmeli memur bayanlar doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra da sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı hafta süre ile ücretli doğum izni kullanacaklar.
Diğer bir ifadeyle, sözleşmeli kadın personel doğum izni süresince maaş almaya devam edecek. Ancak doğum izni sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan geçici iş göremezlik ödeneği almaları durumunda aldıkları ödenek, maaşlarından düşülecek.

Devamını Oku!

1800 gün Hizmeti Olup Ölen Devlet Memurlarının Hak Sahiplerine Ölüm Aylığı

1 Ekim 2008 tarihinden önce devlet memuru olarak görev yapmakta iken vefat eden, ancak toplam hizmet süresi 10 yıldan az olması nedeniyle dul ve yetimlerine aylık bağlanamayan devlet memurlarının 1800 gün hizmetinin bulunması halinde dul ve yetimlerine ölüm aylığı bağlanacaktır.
5510 sayılı SS ve GSS Kanunu’nun 32 maddesiyle getirilen düzenlemeyle, 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5434 sayılı Emekli Sandığı’na göre vefat eden devlet memurlarının eş, çocuk, ana ve babasının ölüm aylığı alabilmesi için devlet memurunun ölmeden önce en az 10 yıllık hizmeti bulunması şartı 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren 1800 güne, yani 5 yıla indirildi.
1 Ekim 2008 öncesi, 10 yıl hizmet şartı nedeniyle ölüm aylığı alamayan hak sahipleri SGK’ya başvurmaları halinde, başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren dul ve yetim aylığı bağlanacaktır.
Hak sahiplerinin memurun vefatından sonra toptan ödeme şeklinde Emekli Sandığından belli tutarda para almaları halinde 1800 günü tekrar ödeyerek ihya etmeleri durumunda aylık bağlanacaktır.
Ölüm Aylığı’nın Dağılımı:
Vefat eden devlet memurunun,
- Dul eşine %50, hak sahibi çocuğu bulunmayan eşine, ülkemizde ve yabancı bir ülkede sosyal güvenlik kapsamında çalışmayan veya aylık almayan eşine ise %75, - Ülkemizde ve yabancı ülkelerde sosyal güvenlik kapsamında çalışmayan veya kendi sosyal güvenli nedeniyle aylık almayan çocuklarından,
- 18 yaşını, lise ve dengi öğrenimde 25 yaşını, yüksek öğrenimde 25 yaşını doldurmayan erkek çocuklarına,
- Maluliyet oranı %60 ve üzeri olanlara,
- Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla birlikte sonradan boşanan veya dul kalan kız çocuklarının
Her birine %25 oranında,
- Annesi ve babası olmayan, sonradan bu duruma düşen, ana ve babası boşanmış olan ve kendisinden başka ölüm aylığı alacak kimse bulunmayan çocuklara %50 oranında aylık bağlanır.


Devamını Oku!

Yaş şartı nedeniyle emekli olamayanlar nasıl sağlık yardımı alabilir?

Emeklilik için gerekli olan sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını yerine getirmiş ancak, yaşı nedeniyle emekli olamayan vatandaşlarımız sadece genel sağlık sigortası primi ödeyerek sağlık yardımı alabilirler. Sadece genel sağlık sigortası primi ödeyerek genel sağlık sigortası kapsamında ücretsiz sağlık hizmeti almak mümkün. Bunun için, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ve Merkezlerine başvurarak genel sağlık sigortalısı istenilmesi durumunda, SGK genel sağlık sigortalısı olmak isteyeni gelir testi için yeşil kart merkezlerine yönlendirecektir. Yeşil kart merkezleri(kaymakamlıklar) gelir testinde genel sağlık sigortalısı olmak isteyen kişinin ailesinin aylık gelirinin ailedeki kişi başına düşen miktarını belirleyecektir. Kişi başına düşen gelir;
- Asgari ücretin 1/3 nünden( 222 TL den) az olanlar prim ödemeden genel sağlık sigortalısı olacaklar (Primleri hazinece karşılanacak)
- Asgari ücretin 1/3 ü(222 TL) ile asgari ücret(666 TL) arasında olanlar, asgari ücretin 1/ 3 nün yüzde 12’i kadar, yani 27 TL (222 x %12),
- Asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında olanlar asgari ücretin yüzde 12’si kadar, yani 80 TL ,
-Asgari ücretin iki katından (1.332 TL) fazla olanlar asgari ücretin iki katının yüzde 12’si tutarında, yani 160 TL( 1.332 x % 12) genel sağlık sigortası primi ödeyerek genel sağlık sigortalısı olabilecekler.
Ayrıca, gelir testini yaptırmayı kabul etmeyenler ya da gelir testine gerek yok neyse öderim diyenler, asgari ücretin iki katının üzerinden yani 160 TL prim ödeyerek genel sağlık sigortalısı olabilecekler

Devamını Oku!

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sonucunda Ölen Sigortalının Çocuklarına Gelir Bağlanması

Ölüm geliri ölüm aylığından farklı olarak, iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda ölen veya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik ödeneği almakta iken ölen sigortalıların ve kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalıların hak sahibi olan eş, çocuk, ana ve babasına 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında bağlanmaktadır. Ölüm gelirinde ölen sigortalının belli bir süre sigortalı bulunması ya da belirli prim ödeme gün sayısının bulunması şartı aranmaz. Bu çalışmamızda, iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölen sigortalının hak sahibi çocuklarına bağlanan geliri inceleyeceğiz.
Çocuklar için ortak şartlar:

Ölüm geliri bağlanmasında evlilik bağı içinde doğan çocuklar hak sahibi sayılır. Diğer taraftan, Medeni Kanun’a göre, sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış üvey çocuklarda öz çocuklar gibi ölüm geliri alırlar.
Ölüm gelirini almak için çocukların, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması ve kendi sigortalılıkları nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması gerekir. Haklarında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası hükümleri uygulanan; ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesindeki tesis, atölye gibi yerlerde çalıştırılan, Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında aday çırak, çırak ve işletmelerde öğrenimlerinden dolayı zorunlu staja tabi tutulan çocuklar ile Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen mesleki kurslara katılan çocukların kısa vadeli sigortalılığı ölüm geliri almalarına mani değildir.
Çocukların Erkek ve Kız olmalarına göre,
Erkek Çocukları:

Yukarıdaki ortak şartın dışında, öğrenci olmaması durumunda 18, lise ve dengi okulda 20, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olması şarttır. Lise ve dengi okulun 20, yüksek öğrenimin 25 yaşından önce bitirilmesi halinde, ölüm gelirleri 20 yaş ve 25 yaşı beklemeden kesilir. Ancak, lisans eğitimini 21 yaşında bitirip, yüksek lisans yapılması durumunda öğrenim gördüğü zaman bu gelir 25 yaşını dolduruncaya kadar kesilmez. Açıköğretim’de öğrenim görenlerde eğitimlerine devam etmek şartıyla 25 yaşına kadar gelir alırlar.
Erkek çocukların durumlarına uygun yukarıdaki yaş şartlarını aşmamak kaydıyla evlenmeleri durumunda gelirleri kesilmez.
Kız Çocukları:
Yukarıdaki ortak şartların dışında, kız çocukların ölüm geliri almaları için yaşları ne olursa olsun evli olmaması, evli olmakla birlikte sonradan boşanması veya dul kalması şarttır. Kız çocuklarda belli yaşlara kadar erkek çocuklardaki gibi öğrenci olmalarında yaş şartı aranmaz. Eşinden boşanan kız çocuklarının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilmesi durumunda gelirleri kesilir. Kız çocuklarının, sosyal güvenlik kapsamında gerek ülkemizde gerekse yabancı bir ülkede çalışmaması, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almaması durumunda ölünceye kadar ölüm geliri alırlar.
Malul Çocuklar:
İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölen sigortalının malul çocuğunun ölüm geliri alabilmesi için, yukarıdaki ortak şartların dışında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu Raporu ile çalışma gücünü en az %60 oranında yitirmiş olması gerekir. Malul çocuklarda yaş, öğrencilik niteliği ve bekar olma şartı aranmaz.
Ölüm Geliri Başvuru Şartları:
Ölüm gelirine, kurumdan alınacak tahsis talep dilekçesi ile yazılı olarak başvurulur. Tahsis talep dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenerek,
- 18 yaşını doldurmayanlar hariç, lise ve dengi öğrenimde 20 yaşını, yüksek öğrenimde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların okudukları okul ve üniversitelerden alacakları öğrenci belgesi,
- 15 yaşından büyük çocuklar bir adet vesikalık (belgelik) fotoğraf,
- Malul çocuklar için sağlık kurulu raporu

ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerine veya Merkezlerine başvurulur.
Ölüm Gelirinin Çocuklara Paylaştırılması:
Ölüm geliri hak sahiplerinin tahsis talebinde bulunduğu tarihi takip eden aybaşında başlar. Örneğin, 15.05.2009 tarihinde ölen sigortalının hak sahibi çocukları, 22.05.2009 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na ölüm geliri bağlanması için tahsis talebinde bulunmaları durumunda, 1.06.2009 tarihi itibariyle gelir bağlanır.
Sigortalının geliri aşağıdaki şekilde çocuklarına paylaştırılarak:
- 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayanlar için %25’i oranında,
- Sağlık kurulu raporu ile çalışma gücünün en az %60’ını yitirmiş olanlar için %25’i oranında,
- Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla birlikte sonradan boşanan veya dul kalan kız çocuklarına %25’i oranında,
- Çocuklardan sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalanlar veya sonradan anasız ve babasız kalanlar, ana ve babası arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının ölüm tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları sonradan evlenenler ile kendisinden başka gelir almayan hak sahibi bulunmayanlara %50’si oranında
ölüm geliri bağlanır…
Örneğin;
Sigortalının ölümü halinde anasız ve babasız kalan 2 çocuk için,
1. Çocuğa: %50
2. Çocuğa: %50 oranında gelir bağlanır.
Ölüm Gelirinde Zamanaşımı:
Ölüm geliri sigortalının ölüm tarihiyle hak kazanılır. Ölen sigortalının hak sahipleri, ölüm tarihinden itibaren 5 yıl içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na tahsis talep dilekçesi ile yazılı talepte bulunmamaları halinde, 5 yıl içinde istenmeyen kısmı zaman aşımına uğrar ve haklı bir mazeret olmaması durumunda ödenmez. Bu durumdaki hak sahipleri başvurdukları tarihten sonra ölüm geliri alırlar. Haklı mazeretleri olduğunu ispat etmeleri durumunda zamanaşımı hükmü uygulanmaz.
Son olarak, Eski Bağ-Kur yeni 4(b) kapsamında sigortalıların çocuklarına ölüm geliri bağlanabilmesi için, ölen sigortalının genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin hiçbir borcu bulunmaması ve her türlü borcunun ödenmiş olması gerekir.


Devamını Oku!

Ölen Çiftçinin Kayıt ve Tescilini Hak Sahipleri Yaptırabilir…

2926 Sayılı Tarım Bağ-Kur’u kapsamında bulundukları halde, tarımsal faaliyette veya hayvansal faaliyette bulunup Bağ-Kur’a kayıt ve tescilini yaptırmadan ölen çiftçilerin hak sahipleri (eşi, çocukları, anne ve babası) talepte bulunmaları halinde, çiftçilerin ölmeden önce sattıkları tarımsal ve hayvansal ürünlerden yapılan prim kesintilerine veya müstahsil makbuzlarına istinaden vefat eden çiftçinin sigortalılık tescilini yaptırabilirler.
Konuya ilişkin açıklamalar, 2009/35 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu genelgesiyle yapıldı.
Genelgeye göre;

“2926 sayılı Kanun kapsamında bulundukları halde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayan, Kurumca da re’sen tescil edilemeyen ve vefat etmeden önce sattıkları ürün bedellerinden tevkifat (kesinti) yapılan çiftçilerin hak sahiplerinin talepte bulunmaları halinde, 7 Seri Numaralı Tebliğ ve 13.06.2007 tarihli ve 2007/44 numaralı Genelge hükümleri doğrultusunda, vefat eden sigortalıların tevkifata istinaden geriye dönük tescillerinin yapılarak tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılacaktır.
Ayrıca, vefat eden sigortalının hak sahiplerinden tevkifata istinaden tescil yapılması için talepte bulunan, ancak geriye dönük tescil yapılamayan, tevkifata istinaden tescillerinin yapılması için dava açan ve halen bu davaları devam edenlerin, il müdürlüklerince yazılı olarak bilgilendirilecek, hak sahiplerinin kendi istekleri haricinde davalarından feragat etmeleri istenmeksizin işlemleri yapılacak…”
Ölen çiftçinin hak sahibi, (eşi, çocukları, ana ve babası) tarımsal veya hayvansal faaliyetin yapıldığına ilişkin, ziraat odası kaydı, ziraat odası kaydı bulunmaması halinde, kesintiye esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları ile bunların da bulunmaması durumunda ürün satış ve teslimine ilişkin makbuz ve belgelerle Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü veya Merkez Müdürlüklerine başvurarak kayıt ve tescil yaptırabilir.
Kurumla davalık olanlarda, davalarından vazgeçerek gerekli belge ve evraklarla tescillerini yaptırabilirler.
Dul ve Yetim Aylığı
Vefat eden çiftçinin hak sahipleri, ölüm aylığı için gerekli en az 1800 prim gün sayısı şartını yerine getirmeleri durumunda eşleri dul ve çocukları yetim aylığı hakkı kazanabilirler.

Devamını Oku!

Doğum Yapan Kadına Geçici İş Göremezlik Ödeneği

Hizmet akdi ile herhangi bir işyerinde çalışan kadınlar (4/a kapsamındaki – eski SSK’lı) ile muhtarlar, kendi adına ve hesabına çalışan sigortalı kadınların (4/b kapsamındaki-eski Bağ-kur’lu) analık hallerine bağlı olarak, doğumdan önceki ve sonraki 8 haftalık, çoğul gebelik halinde 10 haftalık çalışmadıkları her gün için kendilerine geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Geçici iş göremezlik ödeneği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 18. Maddesi ile belirlenmiş olup, eski Bağ-kur kapsamındaki sigortalılar da ilk kez 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren geçici iş göremezlik ödeneği almaya başlamıştır. Bu yazımızda, Kısa vadeli sigortalar kapsamında doğum sürecinde sigortalı kadınlara çalışmadıkları süreler için ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin anlatacağız.
Geçici iş göremezlik ödeneği için;
- Doğum yapan kadının sigortalılık niteliğinin sona ermemesi, (Gebelik istirahat süresinin başladığı tarihten sonra başlarsa doğum yapan kadına geçici iş göremezlik ödeneği verilir.)
- Doğum tarihinden önceki bir 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması,
- Geçici iş göremezlik döneminde işyerinde çalışmaması,
- Doğum olayının gerçekleşmiş olması
gerekir.
4/b kapsamındaki, muhtarlar ile kendi adına ve hesabına çalışan sigortalı kadınların geçici iş göremezlik ödeneği alabilmesi için, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin herhangi bir borcunun olmaması gerekir.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği Verilecek Süre:
Gebelik geçici iş göremezlik süresi:
Sigortalı kadının, doğum öncesi 8 haftalık (56 gün) veya çoğul gebelik halinde 2 haftalık süre daha ilave edilerek 10 haftalık (70 gün) sürede istirahata ayrıldığı tarih ile doğum yaptığı tarih arasında ödenen geçici iş göremezlik ödeneğidir.
Örneğin, 01.01.2009 tarihinde 8 haftalık doğum öncesi istirahata ayrılan ve 15.02.2009 tarihinde doğum yapan sigortalı kadına 01.01.2009 ile 14.02.2009 tarihleri arasındaki süre için geçici iş göremezlik ödeneği ödenecek olup, doğum öncesi 8 haftalık süre tamamlanmadan önce doğum yaptığı için kalan süre doğum sonrası geçici iş göremezlik ödeneğine eklenmeyecektir.
Örnek, doğum iznine ayrılan, ancak doğumu 56 veya 70 günden sonra olan sigortalılara 56 veya 70 günden fazla gebelik geçici iş göremezlik ödeneği ödenmeyecek olup, aşan süreler hastalık sigortası kapsamında değerlendirilecektir.
Doğuma 3 Hafta Kalıncaya Kadar Çalışma:
Doğumuna 8 veya çoğul gebelik halinde 10 hafta kaldığı halde, doktor raporu ile doğumuna 3 hafta kalıncaya kadar işyerinde çalışmaya devam eden sigortalı kadının, doğumuna 3 hafta kaldığına dair alacağı rapora istinaden işyerinde çalıştığı 35 gün (5 hafta) doğum sonuna ilave edilerek doğum sonu (analık) iş göremezlik ödeneği 91 gün olarak, çoğul gebelikte ise 105 gün olarak ödenir.
Sigortalı kadının doktor raporuna istinaden çalıştığının ve doğum izninin başlama tarihinin tespiti için düzenlenecek raporda “Gebelik normal/çoğul gebeliktir. Doğuma ….. hafta kalmıştır. Sağlık durumu, doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışmasına uygundur.” İfadelerine yer verilecek ve mutlaka rapora düzenleme tarihi ile poliklinik protokol numarası yazılacaktır. Rapora göre, raporun düzenleme tarihi, doğum öncesi izninin (8 veya 10 haftalık) başlama tarihi kabul edilecektir.
Doğumuna 8 hafta kaldığı halde 3 hafta kalıncaya kadar çalışabileceğine dair doktor raporu alan sigortalı kadın, 3 haftadan önce doğum yaparsa, işyerinde çalışmadığı süre kadar gebelik iş göremezlik ödeneği ödenir. Ayrıca rapor tarihi ile doğum yaptığı tarih arasındaki işyerinde çalıştığı süreler de doğum sonrası(analık) süresine ilave edilir.
Doğumuna 8 hafta kalan, 3 hafta kalıncaya kadar doktor raporu ile çalışabilir izni verilen kadın sigortalının 3 haftadan fazla bir süre sonra doğum yapması halinde, işyerinde çalışmadığı süre kadar gebelik geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Ödenen süre de, gebelik öncesi 56 günlük süreden düşülerek kalan süre, doğum sonrası geçici iş göremezlik süresine ilave edilir.
Analık (Doğum sonrası) geçici iş göremezlik
Sigortalı kadının doğum yaptığı tarihten sonraki 8 haftalık çoğul gebelikte ise 10 haftalık süre varsa raporlu olması durumunda doğum öncesi artan süreleri kapsamaktadır. Normal şartlarda, analık geçici iş göremezlik süresi 56 günü geçmeyecektir. Ödenekte 56 günden fazla olmayacaktır.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Sigortalı kadının doğum öncesi ve doğum sonrası süreler için alacağı geçici iş göremezlik ödeneği;
- Yatarak tedavilerinde günlük kazancının yarısı,
- Ayakta tedavilerde ise günlük kazancının 2/3 kadar
verilir.
Geçici iş göremezlik ödeneği için günlük kazancın hesabında, sigortalı kadının doğum yaptığı tarihten önceki bir yıllık sigortalılık süresindeki son üç aylık prime esas kazançlarının prim gün sayısına bölünmesiyle çıkan kazanç dikkate alınır.
Örneğin, prime esas aylık kazancı asgari ücret düzeyinde (666 TL) olan bir sigortalı kadının günlük prime esas kazancı 666/30= 22.20 TL dir.
- Yatarak tedavi durumlarında, geçici iş göremezlik ödeneği alacağı her bir gün için 11,10 TL,
- Ayakta tedavi durumlarında, geçici iş göremezlik ödeneği alacağı her bir gün için 14,80 TL
Günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir..
Geçici iş göremezlik ödeneği alabilmek için doğum tarihinden önceki bir yıllık sürede aranan 90 günlük primi ödenmiş günlerin hesabında, istirahat raporu alınan tarih ile doğum yapılan tarih arasındaki işveren tarafından ödenen primler dikkate alınmaz. Yani, doktor raporu verildiği tarih ile doğum tarihleri arası gebelik geçici iş göremezlik süresi sayıldığı için, bu dönemdeki sigortalı kadın adına ödenen primler 90 gün hesabında dikkate alınmadığı için, örneğin, doktor raporu tarihinden önceki sürede 89 gün ödenmiş prim gün sayısını, doktor raporu verildiği tarihten sonraki sürede ödenen primlerle 90 güne tamamlamak mümkün değildir. Bu durum, doktor raporu alan sigortalı kadının geçici iş göremezlik süresinde işyerinde çalışmamasından dolayıdır.
Doğum Raporu alarak, doğum iznini başlatan sigortalı kadının doğum iznini aldıktan sonra son bir yıldaki 90 günlük primi ödenmiş gün sayısı şartını yerine getirmesi halinde, hizmet akdi ile çalışan kadınının işten ayrılsa da veya kendi adına ve hesabına çalışan sigortalı kadının sigortalılığı sona erse de geçici iş göremezlik ödeneği alır.


Devamını Oku!

Özürlü Bağ-Kur’lulara Erken Emeklilik…

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girmeden önce, ilk defa çalışmaya başladıkları tarihten önce çalışma gücünü %60 ve üzeri kaybeden 4/b (Bağ-Kur) sigortalılar özürleri nedeniyle erken emekli olamazken, 1 Ekim 2008 sonrası özrü nedeniyle erken emekli olma imkanına kavuştular.
Bağ-Kur sigortalıları için ilk defa getirilen bu uygulama ile, ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’nı veya daha fazlasını kaybeden bu nedenle normal malullük emekliliği hakkından yararlanamayan Bağ-Kur sigortalıları, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına yani uzun vadeli sigorta kollarına prim ödemek kaydıyla yaşlılık aylığı bağlanacaktır.
Bağ-Kur (4/b) sigortalılardan 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren emeklilik başvurusunda bulunanlar için emeklilik talepleri şartlarını yerine getirmeleri durumunda yeni düzenleme hemen uygulanacaktır.
Bağ-Kur sigortalılardan (4/b) talepte bulunanların, 1 Ekim 2008 tarihinden önce almış oldukları özür durumunu gösteren sağlık kurulu raporları dikkate alınmayıp, öncelikle ilgili hastaneye sevki yapılarak özürlü sigortalıların yeni tarihli sağlık kurulu raporu almaları ve aldıkları bu raporla emeklilik başvurusu yapmaları istenecektir.
Ayrıca, Bağ-Kur’lu (4/b) sigortalılarının başvuru tarihinde, prim borcu ve prim borcuna ilişkin herhangi bir gecikme zammı ve gecikme cezası bulunmaması gerekiyor.
Uygulamanın başlamasının üzerinden 5 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen hala bazı Sosyal Güvenlik Güvenlik Merkezi memurları Bağ-Kur’luların bu taleplerini kabul etmeyip, talep sahiplerini ancak SSK’lı olursanız erken emekli olursunuz diye geri çevirdikleri görülmektedir. Bu durumda olan vatandaşlarımız, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 28. Maddesini hatırlatabilirler…

Devamını Oku!

Emekli Aylıklarının Haczine İzin Şartı Getirildi...

Sosyal Güvenlik Kurumundan aylık ve gelir alanların aldıkları aylık ve gelirlere Sosyal Güvenlik Kurumu'nun alacakları ve nafaka alacakları dışında icrai işlem yapılamıyor, haciz uygulanamıyordu. Ancak, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki aylık ve gelirlere haciz işlemi yapılamayacağı açıklığına rağmen, aylık ve gelirlerin teminat gösterilmesi sonucunda kredi kullanılması veya icra müdürlüklerince icra uygulanabilmekteydi. Uygulanan haciz işlemine karşı itiraz sonucunda ancak icra işlemi kaldırılabiliyordu.
28.02.2008 tarihli Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun'un 32. maddesiyle 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesine eklenen "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." ibaresiyle, Emekli aylığı almakta olanlar ile ölüm aylığı, yetim aylığı geliri almakta olanların izinleri olmadan aldıkları aylık ve gelirlere, icra dairesi tarafından icrai işlem yapılamayacaktır...

Devamını Oku!

2022 Sayılı Kanun Kapsamında 65 Yaş, özürlü ve özürlü yakını aylığı

2022 Sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanılması Hakkında Kanun’a göre, 65 yaşını doldurmuş yaşlılar ile 18 yaşını doldurmuş özürlüler ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında 18 yaşını doldurmuş özürlü yakını bulunanlara Sosyal Güvenlik Kurumu Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü tarafından aylık bağlanmaktadır. İlk müracaatlar, aylık talebinde bulunan vatandaşlarımızın oturdukları yerdeki Defterdarlık veya Mal Müdürlüğü’ne T.C. Kimlik Numarası bulunan kimlikleri ile yapılacaktır. Başvuruları sonrası, aylık talebinde bulunanların şartlarına göre istenen diğer belgeler sırasıyla aşağıda açıklanmıştır.

Aylıklar, Hak Kazanma Şartları ve Başvuru:
1. 65 Yaş - Yaşlılık Aylığı:

65 yaşını doldurmuş, herhangi bir Sosyal Güvenlik Kuruluşundan bir gelir veya aylık almayan vatandaşlarımızdan, her türlü gelirleri aylık ortalaması, muhtaçlık sınırının (1 Temmuz 2008 itibariyle 86,41 TL) altında olan kimselere, her ay ödenen 86,41 TL’lik aylıktır. 65 yaşını doldurmuş, muhtaç durumda olan eşlerin her ikisine de yaşlılık aylığı bağlanır.
Başvuru için istenen belgeler:
- Başvuru Formu, (Defterdarlık veya Mal Müdürlüğünden alınacak, başvuru formundaki 1 No.lu dilekçe kısmı, 3. No.lu Mal bildirim belgesi kısmı başvuran tarafından doldurulacak olup, 2. No.lu İkametgah İlmühaberi muhtarlık, 4. No.lu Muhtaçlık Belgesi de il veya ilçe idare kurulları tarafından doldurulacaktır. Başvuruya ayrıca Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak 1 adet Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği de eklenecektir.
- Aylık talebinin vasi tarafından yapılması hallerinde mahkemeden alınmış vasilik kararı
Belgeleri eklenecektir.


2. 65 Yaşından Büyükler için Bakıma Muhtaç Özürlü Aylığı:
65 yaşını doldurmuş başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde özürlü (Özür derecesi %70 ve üzeri olanlar) ve aylık tüm gelirleri ortalaması 86,41 TL’nin altında olanlara verilen aylıktır. Yaşlılık aylığından farklı olarak, bu aylık 65 yaşını doldurmuş, bakıma muhtaç düzeyde özürlü olan, özür derecesi %70’in üzerindeki vatandaşlarımıza verilmektedir. Bu aylığı hak kazananlara, muhtaçlık sınırının 3 katı tutarında aylık verilir yani, 259,23 TL’dir
Başvuru için istenen belgeler:
- Başvuru Formu, (Defterdarlık veya Mal Müdürlüğünden alınacak, başvuru formundaki 1 No.lu dilekçe kısmı, 3. No.lu Mal bildirim belgesi kısmı başvuran tarafından doldurulacak olup, 2. No.lu İkametgah İlmühaberi muhtarlık, 4. No.lu Muhtaçlık Belgesi de il veya ilçe idare kurulları tarafından doldurulacaktır. Başvuruya ayrıca Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak 1 adet Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği de eklenecektir.
- Vücut Fonksiyon kaybı oranının %70’in üzerinde olduğunu gösteren, açıklama kısmında 2022 Sayılı Kanun’dan yararlanabilir notu düşülmüş, Özürlü Sağlık Kurulu Raporu
- Aylık talebinin vasi tarafından yapılması hallerinde mahkemeden alınmış vasilik kararı

3. Özürlü Aylığı
65 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olup, özürlülük oranı %40 – 69 arasında olan, herhangi bir işe yerleştirilmemiş ve aylık tüm gelirleri ortalaması 86,41 TL’nin altında olanlara verilen aylıktır. Bu vatandaşlarımıza verilen aylık miktarı, muhtaçlık sınırının 2 katı oranında olup, 172,82 TL’dir
Başvuru için istenilen belgeler:
- Başvuru Formu, (Defterdarlık veya Mal Müdürlüğünden alınacak, başvuru formundaki 1 No.lu dilekçe kısmı, 3. No.lu Mal bildirim belgesi kısmı başvuran tarafından doldurulacak olup, 2. No.lu İkametgah İlmühaberi muhtarlık, 4. No.lu Muhtaçlık Belgesi de il veya ilçe idare kurulları tarafından doldurulacaktır. Başvuruya ayrıca Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak 1 adet Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği de eklenecektir.
- Özür oranını gösteren, açıklama kısmında 2022 Sayılı Kanun’dan yararlanabilir notu düşülmüş, Özürlü Sağlık Kurulu Raporu
- Türkiye İş Kurumuna başvuru yaptığına dair belge,

4. Bakıma Muhtaç Özürlü Aylığı
65 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olup, başkasının yardımı olmadan hayatını devam ettiremeyecek derecede özürlü (özürlülük derecesi %70’in üzerinde olan), aylık tüm gelirleri toplamı 86,41 TL’nin altında olan ve özürlü vatandaşlarımıza verilen aylıktır. Bu vatandaşlarımıza verilen aylık miktarı, muhtaçlık sınırının 3 katı oranında olup, 259,23 TL’dir
Başvuru için istenilen belgeler:
- Başvuru Formu, (Defterdarlık veya Mal Müdürlüğünden alınacak, başvuru formundaki 1 No.lu dilekçe kısmı, 3. No.lu Mal bildirim belgesi kısmı başvuran tarafından doldurulacak olup, 2. No.lu İkametgah İlmühaberi muhtarlık, 4. No.lu Muhtaçlık Belgesi de il veya ilçe idare kurulları tarafından doldurulacaktır. Başvuruya ayrıca Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak 1 adet Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği de eklenecektir.
- Vücut Fonksiyon kaybı oranının %70’in üzerinde olduğunu gösteren, açıklama kısmında 2022 Sayılı Kanun’dan yararlanabilir notu düşülmüş, Özürlü Sağlık Kurulu Raporu

5. Bakıma Muhtaç Özürlü Yakını Aylığı
Kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında 18 yaşını tamamlamamış, bakımını fiili olarak gerçekleştirdiği özürlü yakını bulunan vatandaşlarımıza, tüm aylık gelirleri ortalaması muhtaçlık sınırının altında olması şartıyla verilen aylıktır. Bu vatandaşlarımıza verilen aylık miktarı, muhtaçlık sınırının 2 katı oranında olup, 172,82 TL’dir
Başvuru için istenilen belgeler:
- Başvuru Formu, (Defterdarlık veya Mal Müdürlüğünden alınacak, başvuru formundaki 1 No.lu dilekçe kısmı, 3. No.lu Mal bildirim belgesi kısmı başvuran tarafından doldurulacak olup, 2. No.lu İkametgah İlmühaberi muhtarlık, 4. No.lu Muhtaçlık Belgesi de il veya ilçe idare kurulları tarafından doldurulacaktır. Başvuruya ayrıca Nüfus Müdürlüğü’nden alınacak 1 adet Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği de eklenecektir.
- Özür oranını gösteren, açıklama kısmında 2022 Sayılı Kanun’dan yararlanabilir notu düşülmüş, Özürlü Sağlık Kurulu Raporu
- Aylık talebinin vasi tarafından yapılması hallerinde mahkemeden alınmış vasilik kararı

Aylık Başlangıcı ve Ödenmesi
Aylık talebinde bulunanların, aylık başlangıç tarihi başvuru formundaki dilekçe kısmının defterdarlık veya mal müdürlüğü kayıtlarına geçtiği ayı takip eden aybaşından başlatılır. Aylıklar her yılın, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere üç ayda bir peşin olarak talep sahibinin bulunduğu yerdeki Ziraat Bankası Şubesi ve PTT aracılığı ile hak sahiplerinin kendilerine, vekillerine veya vasilerine ya da velilerine herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmaksızın T.C. kimlik numaralarını gösterir Kimlik belgelerini göstermeleri durumunda ödenir.
Aylıklar,
- Doğum tarihinin son rakamı 0-5 olanlara her ödeme döneminin 5. Günü
- Doğum tarihinin son rakamı 1-6 olanlara her ödeme döneminin 6. günü
- Doğum tarihinin son rakamı 2-7 olanlara her ödeme döneminin 7. Günü
- Doğum tarihinin son rakamı 3-8 olanlara her ödeme döneminin 8. Günü
- Doğum tarihinin son rakamı 4-9 olanlara her ödeme döneminin 9. Günü
Ödenir.
Aylık alanlar, aylıklarının Ziraat Bankası şubesine gönderildiği tarihten en geç 6 ay içinde, P.T.T şubesinden ise 4 ay içinde almaları gerekir, aksi halde bu aylıklar Sosyal Güvenlik Kurumu’na iade edilir.
Aylık çıktığı tarihten itibaren aralıksız 1 yıl boyunca aylıklarını almayan hak sahiplerinin aylıkları durdurulmakta olup, aylıklarını 5 yıl boyunca almayanları ise aylıkları kesilmektedir.
5 yıl içinde yazılı olarak talep edenlerin aylıkları ise, bir defada toptan ödenir…
85 yaşın üzerinde yaşlılık aylığı alanlar ile özürlülük oranı %70’in üzerinde olanlar yazılı talepte bulunmaları halinde ödeme günlerinde P.T.T. tarafından konutlarında ödenir.


Aylıkların Kesilmesi ve Bildirim Yükümlüğü
Bağlanan aylıklar, aylık sahibinin ya da bu yönetmelik kapsamında bulunan 18 yaşından küçük Özürlünün;
a) Ölümü,
b) Türk vatandaşlığından çıkması, çıkarılması, yabancı memleket uyruğuna girmesi (Türk Vatandaşlığını muhafaza edenler hariç),
c) Muhtaçlığın kalkması,
ç) Özürlü olması nedeniyle aylık bağlanmış ise bir işte çalışmaya başlaması,
d) Bir akitle gerçek veya tüzel kişiler tarafından bakım altına alınması,
e) Daimi olmayan sakatlık oranının %40'ın altına düşmesi,
f) Evlenmesi sebebiyle muhtaç durumdan çıkması,
g) Özürlü yakınından dolayı aylık alanlarda, özürlünün 18 yaşını tamamlaması veya bakım ilişkisinin fiilen gerçekleşmediğinin belirlenmesi durumunda aylıklar kesilmektedir.
Aylık almakta olanlar veya aylık sahiplerinin eş, kardeş, anne, baba, vasi, kayyum veya vekilleri aylıkların kesilmesini gerektiren hallerin ortaya çıkması durumunda üç ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumu Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü’ne durumu bildirmekle yükümlüdürler.
Bildirim yükümlülüğüne uyulmaması durumunda, yersiz ödenen aylıkların %50 fazlası ile tahsil edilmesi için Valiliklere veya Kaymakamlıklara bildirilir.


Muayene ve Tedavi
Yukarıdaki şartlar içinde aylık alan vatandaşlarımızın muayene ve tedavi giderleri Yeşil Kart verilerek karşılanmaktadır. (18 yaşından küçük özürlü yakınından dolayı aylık alanlarda, bu haktan sadece özürlünün kendisi yararlanır.)


Devamını Oku!

Çeyiz Parası, Evlenme Ödeneği...

Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK)’dan yetim aylığı almakta olan kız çocuklarının evlenmeleri halinde hem aylıkları kesildiği için hem de evliliklerine destek olmak için kendilerine bilinen adıyla “Çeyiz Parası”, 5510 sayılı Kanun’un 37. maddesi gereğince “evlenme yardımı” ödenmektedir. Sosyal Güvenlik Reformu kapsamında yeniden düzenlenerek evlenme yardımıyla, eski Bağ-Kur yeni 4/b sigortalıların yetim aylığı almakta olan kız çocuklarına da çeyiz parası verilmeye başlanmıştır. Sosyal Güvenlik Reformundan önce devlet memuru olanların eş ve analarına, yetim çocuklarına 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu doğrultusunda çeyiz parası ödenecektir. Hem eski sigorta kolları açısından hem de yeni dönemdeki göre çeyiz parasını incelersek,
a) Devlet Memurlarını Yönünden:
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 90. Maddesi’ne göre, “Evlenmeleri sebebiyle dul ve yetim aylığı kesilen eş ve kız çocuklarla, anaya bir defaya mahsus olmak üzere almakta oldukları dul veya yetim aylıklarının on iki aylık tutarı evlenme ikramiyesi olarak ödenir.” Emekli Sandığı’ndan eş veya çocuklarından dolayı dul ve yetim aylığı alan eş, kız çocuk ve anaya evlenmeleri durumunda bir defaya mahsus olarak almakta oldukları aylığın 12 katı tutarında çeyiz parası (evlenme yardımı) verilir. Çeyiz parası bir defaya mahsus olduğu için sonraki evliliklerde ikince defa çeyiz parası (evlenme ikramiyesi) ödenmez. Evlenmesi sonucu aylığı kesilen eş, ana veya kız çocuğundan dolayı diğer hak sahiplerinin almakta oldukları aylıkları 12 aylık süre beklemeden yeniden düzenlenerek artırılır. Ancak 12 aylık süre dolmadan evlilik son bulursa 12 aylık süre dolmadan tekrar aylık bağlanmaz.
Diğer taraftan, 1 Ekim 2008 tarihinden önce ölen ancak 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na göre, 10 tam yıl fiili hizmet süresi bulunmadığı için dul ve yetimlerine aylık bağlanamamış olanlardan en az 1800 gün prim (5 yıl fiili hizmet süresi) olanların dul ve yetimlerine yeni dönemde 5510 sayılı Kanun kapsamında dul ve yetim aylığı bağlanabiliyor. Bu şekilde hizmet azlığı nedeniyle aylık bağlanamayan ancak 5510 Sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanmış kız çocuklarının evlenmeleri halinde almakta oldukları aylıkların 24 aylık tutarı kadar çeyiz parası verilir. 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında memuriyete tabi olanlar için yukarıdaki hükümler uygulanacaktır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında ilk defa memur olanlar için, yeni dönemdeki hükümler uygulanacaktır.
b) Eski SSK ve Eski Bağ-Kur Yönünden:
Eski SSK kapsamındaki çeyiz parası (Evlilik yardımı) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Ek 12. Maddesine göre, sigortalının ölümünden dolayı aylık ve gelir almakta olan hak sahibi kız çocuklarına evlenmeleri halinde bir defaya mahsus olmak üzere, aldıkları aylık ve gelirlerin 24 aylık tutarı çeyiz parası (Evlilik yardımı) olarak verilirdi. 24 aylık süre içersinde evlenmenin son bulması durumunda, 24 aylık süre tamamlanıncaya kadar hak sahibi kız çocuklarına aylık bağlanmayacağı gibi, 24 aylık süre içerisinde diğer hak sahiplerinin aldıkları aylık ve gelirlerinin oranı da artırılmazdı.
Eski Bağ-Kur sigortalılar yönünden 1479 Sayılı Kanun’da evlenme yardımı (çeyiz parası) ödenmesi yönünde bir hüküm bulunmadığı için, ölen Bağ-Kur sigortalıların yetim aylığı almakta olan kız çocuklarına çeyiz parası ödenmezdi.
Eski SSK ve Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılar için yeni dönemdeki hükümler uygulanacaktır.
c) Yeni Dönem (5510 Sayılı Kanun):
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 37. Maddesi ile belirlenen evlilik yardımı, 4/a, 4/b ve 4/c kapsamında yetim aylığı alan, evlenmeleri nedeniyle gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarının evlenmeleri ve talepte bulunmaları durumunda aldıkları aylık ve gelirlerinin iki yıllık tutarında evlenme ödeneği olarak peşin ödenir. Evlilik yardımı alan kız çocuğunun aylığı kesildiği tarihten itibaren iki yıllık süre içinde boşanması veya dul kalması nedeniyle yeniden hak sahibi olması durumunda, 2 yıllık süre tamamlanıncaya kadar aylık ve gelir bağlanmaz. Ancak bu durumda olanlar genel sağlık sigortası kapsamında sayılırlar.
Evlenme ödeneği verilmesi durumunda, 24 aylık sürenin dolmasından sonra, diğer hak sahiplerinin aylık ve gelirleri yeniden belirlenir.
Evlilik yardımı bir defaya (bir evliliğe) mahsus olarak verilmekte olup, istenilen evlilikte alınabilir. Yani ister ilk evlilikte, isterse ikinci evliliğinde kız çocukları alabilirler.
Evlenme ödeneği için resmi evlilik bağı kurulduktan sonra ödeneği alacak kişinin veya vekilinin dilekçe ile
- 4/a(SSK’lılar) ve 4/b(Bağ-Kurlular) kapsamındakiler Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’na
- 4/c (Devlet Memurları) Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Kamu Görevlileri Daire Başkanlığı’na
başvurmaları gerekmektedir…

Devamını Oku!

Sigortalının Cenaze Ödeneği 289 TL...

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. Maddesinin a(eski SSK) ve b(eski Bağ-kur) bendi kapsamındaki sigortalılara ve hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun’un 37. Maddesi gereğince,
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malüllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık, ölüm sigortası) prim ödenmiş sigortalının ölümü halinde cenaze ödeneği verilir.
Cenaze ödeneği öncelikle sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşine verilir. Bunların olmaması durumunda, belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere verilir.
4/a (eski SSK’lı) ve 4/b (eski Bağ-kur) kapsamındaki ölen sigortalılara, Sosyal Güvenlik Kurulu Yönetimi’nin 26.12.2008 tarih ve 2008/508 sayılı Kararı ile 2009 yılı için 289,00 TL cenaze ödeneği verilmektedir.
Devlet memurları için,
Devlet memurlarının ölümü halinde, ölüm yardımları haricinde cenaze gideri, cenaze nakil gideri ve bu mahiyette bir ödemenin yapılması halinde, Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından ayrıca cenaze yardımı yapılmamaktadır.
Devamını Oku!

Süt Teslim ve Satış Makbuzları ile Bağ-Kur Tescilinizi Yaptırabilirsiniz

Dayım 10.05.1955 doğumlu. Fakat askere erken gitmek için 10.05.1953 olarak yaşını büyütmüş. Şu ana kadar hiçbir sigorta ya da bağ-kur girişi bulunmamaktadır.
Kendisi çiftçilikle ilgileniyor. Hayvan bakımından 04.06.1998 yılına ait dayımın üstünde ismi yazılan yem teslim fişi bulunmaktadır. Ancak bu fişte sadece imza ve isim yazıyor. Yani herhangi bir kaşe bulunmuyor. Birde yine 30.09.2000 e ait olmak üzere inek sütü satış makbuzu var. Bu makbuz resmidir ve üzerinde o zamanın parasıyla 75 milyon yazıyor. Makbuzun alt tarafında da stopaj, ssdf, Bağ-Kur, mera fon a ait kesintiler yer alıyor ödenen meblağda 73.500.000 olarak yazıyor. Size sorularım şunlar
1. Yem teslim fişi ile Bağ-Kura herhangi bir giriş yapılabilir mi?
2. Yem teslim fişi olmazsa üzerinde Müstahsil Makbuzu yazan 2000 yılına ait olan makbuzla bir giriş yapabilir miyiz? Firma Bilgileri mevcut çünkü22 Mayıs 2007 tarihli Tarım Bağ-Kur’u Uygulama Tebliği’nde değişiklik yapan 7. No.lu Tebliğ ve 13.06.2007 tarihli 2007/44 sayılı Kurum Genelgesiyle, 01.4.1994 tarihinden itibaren tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunup ve ürün teslim ve satışlarından prim kesintisi yapılan fakat Bağ-Kur’a kayıt ve tescili yapılmayan vatandaşlarımızın sattıkları ürün bedellerinden prim kesintisi yapılmış olduğunu gösteren müstahsil makbuzu veya ürün teslim belgeleri ile kuruma başvurup Bağ-Kur kayıt ve tescillerini yaptırabilme olanağı getirilmiştir. Sorularınıza gelince,

1- Tarımsal ve Hayvancılık faaliyetlerinde bulunduğunuza ilişkin, 1998 yılına ait Yem teslim fişleri ile veya varsa Ziraat Odası kaydı ile Sosyal Güvenlik Kurumu İl/Merkez Müdürlüğüne başvurup sigortalılık tescilini yaptırabilirsiniz.



2- Yem teslim fişleri veya Ziraat Odası kaydı bulunmaması durumunda, süt teslim ve satış makbuzları ile de başvurunuzu yapmanız durumunda, kesintinin yapılmış olduğu 30.09.2000 tarihini takip eden aybaşından itibaren yani 01.10.2000 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığı başlatılır. Bağ-Kur sigorta tescilinin yapıldığı tarihten bu yana da hayvancılık faaliyetiniz sürmekte ise 1.10.2000 tarihi ile başvuru yaptığınız tarihi borçlanarak kuruma ödeyebilirsiniz.


Devamını Oku!